5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “İhaleye fesat karıştırma” başlıklı 235. Maddesini ikinci fıkrasının (a) bendinin 2 nolu alt bendi; “ (2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
…2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak…” şeklindedir.
Yargıtay kararına konu olayda istekli tarafından sahte teminat mektubu sunulmuş olup, yerel mahkemece sanık hakkında hem özel belgede sahtecilik hem de ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. İhaleye fesat karıştırtma suçuna yönelik yapılan temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemesi neticesinde; Yargıtay 5. Dairesi tarafından; TCK’nın 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanık tarafından işlenemeyeceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması gerekçeleriyle, unsurları oluşmayan atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 11/11/2021 tarih ve 2018/2770 E. ve 2021/5567 K. Sayılı Kararı
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, CMK’nin 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 264. maddesi de gözetilerek sanık tarafından yapılan bu yöndeki temyiz isteminin itiraz mahiyetinde olduğu ve bu hususta mercince mahallinde karar verilebileceği, diğer yandan katılan vekilinin itirazının da … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2015 tarihli ve 2015/138 D.iş sayılı Kararı ile değerlendirilip gerekli kararın verildiği görüldüğünden incelemenin sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK’nin 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa’nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, bu itibarla 5237 sayılı TCK’nin 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu nedenle dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve TCK’nin 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanık tarafından işlenemeyeceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması ve suça konu sahte geçici ve kesin teminat mektuplarının ihale yetkilisine verilmesi eylemiyle ilgili olarak özel belgede sahtecilik suçundan ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği de gözetilerek, unsurları oluşmayan atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.