Kamu İhale Kurulu, Ankara İdare Mahkemeleri ve Danıştay 13. Dairesi kararlarında elektronik ortamda yapılan ihalelerde aynı IP üzerinden ihale dokümanının indirilmesi ve/veya teklif verilmesi ilke olarak isteklilerin birlikte hareket etmiş olabileceğine dair “kuvvetli karine” olarak değerlendirilmekte ve yasal fiil ve davranış olarak kabul edilmektedir. Ancak teknik gerçeklik her zaman bu kadar basit değildir. Çünkü internet bağlantısında görünen “reel/public IP”, işlemi yapan gerçek kullanıcıyı her durumda tek başına göstermez. Özellikle CGNAT sistemi, NAT altyapısı, ortak ağ yapıları veya kurumsal güvenlik/proxy servisleri sebebiyle birden fazla abonenin dış dünyaya aynı IP üzerinden çıkması teknik olarak mümkündür.
Bu nokta, 05.11.2025 tarih ve 2025/UY.II-2361 sayılı KİK kararı ile buna ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesinin 12.03.2026 tarihli, E:2025/1837, K:2026/364 sayılı iptal kararı kapsamında önem kazanmıştır. Bu olayda KİK, aynı IP adresi üzerinden işlem yapılmasını, isteklilerin irade birliği içinde hareket ettiğine dair kuvvetli karine saymış; ancak yargı mercii, bu sonucun teknik veriler yeterince araştırılmadan kurulamayacağını vurgulamıştır. Mahkeme kararında, Türk Telekomünikasyon A.Ş. kayıtları üzerinden CGNAT mimarisi nedeniyle aynı reel IP’nin farklı abonelere tahsis edilebildiği, ayrımın ise port bilgisi üzerinden yapılabildiği açıkça ortaya konulmuştur. Böylece, aynı IP adresinin görülmesinin tek başına yasak fiilin kesin kanıtı sayılamayacağı; teknik ihtimallerin mutlaka araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Benzer şekilde, 30.04.2025 tarih ve 2025/UH.I-1007 sayılı KİK kararı ile buna ilişkin Ankara 16. İdare Mahkemesinin 28.10.2025 tarihli ve E:2025/1069, K:2025/1537 sayılı kararı da çok öğreticidir. Bu dosyada ortak IP görünümünün, şirketlerin kullandığı Forcepoint Web Security Cloud / proxy altyapısından kaynaklanabileceği ileri sürülmüştür. Sonrasında yapılan incelemede, dışarıdan görülen IP’nin aslında doğrudan istekliye değil, kullanılan güvenlik hizmeti altyapısına ait olabileceği değerlendirilmiş; mahkeme, bu teknik açıklamalar karşısında sırf aynı IP görünümüne dayanılarak yaptırım uygulanmasını hukuka uygun bulmamıştır. Bu karar, özellikle kurumsal ağ, bulut güvenliği, proxy ve trafik yönlendirme sistemleri kullanan şirketler bakımından çok önemlidir. Çünkü uygulamada bazen EKAP’a yansıyan IP, gerçek uç kullanıcının değil, aradaki servis sağlayıcının IP’si olabilmektedir.
Bu tartışmanın 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi yönünden bir diğer önemli yansıması ise Eti Maden ihalesine ilişkin dosyada görülmektedir. 27.08.2025 tarih ve 2025/UY.II-1807 sayılı KİK kararında, danışmanlık sürecinde yer alan şirket ile ihaleye teklif sunan şirket arasında aynı IP kullanımının da dahil olduğu birtakım emareler birlikte değerlendirilmiş ve 11’inci maddedeki yasağın ihlal edildiği kabul edilmiştir. Buna karşılık Danıştay 13. Dairesi’nin 16.12.2025 tarihli ve E:2025/2762, K:2025/3965 sayılı kararında ise, 11’inci maddenin dar yorumlanması gerektiği, maddede sayılan ortaklık ve yönetim ilişkileri somut biçimde ortaya konulmadan, tek başına aynı IP kullanımından hareketle yasaklılık sonucuna gidilemeyeceği kabul edilmiştir
Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde şu temel sonuca ulaşılmaktadır: İsteklilerce aynı IP adresinin kullanılması isteklilerin birbirinin teklifinden haberdar oldukları veya birlikte hareket ettiklerine yönelik teknik karine/emaredir; fakat her zaman tek başına kesin delil değildir. Eğer aynı IP kullanımı teknik bir sebepten kaynaklanıyorsa, bu durumda doğrudan yaptırım uygulanmaması gerekir. Özellikle CGNAT, ortak modem altyapısı, sabit olmayan dinamik IP havuzu, kurumsal proxy, güvenlik duvarı, bulut ağ geçidi veya trafik yönlendirme sistemi kullanan firmaların bunu baştan belgeleyebilmesi büyük önem taşır. Çünkü ihale aşamasında “aynı IP” tespiti yapılırsa, sonradan yapılacak savunmada ISS/operatör yazısı, port bilgisi, network topolojisi, güvenlik servisi sağlayıcısının teknik açıklaması, farklı cihaz ve farklı lokasyon verileri belirleyici hale gelir.
Sonuç olarak, elektronik ihalelerde görünen IP adresi ile gerçek kullanıcı ilişkisi her zaman bire bir değildir. Bu nedenle idarelerin ve KİK’in, sırf aynı IP kaydına dayanarak ağır sonuçlar doğuran değerlendirme dışı bırakma veya yasaklama işlemlerine yönelmeden önce başvurular üzerine teknik altyapıyı tam olarak araştırması gerekir. Teknik nedenle aynı IP üzerinden işlem yapılmışsa, hukuki sonuç da buna göre belirlenmelidir.
Aynı Konuda Diğer Analiz : Aynı İhaleye Teklif Veren Farklı İsteklilerin Aynı IP Adresi Üzerinden İhale Dokümanı İndirmesi Ve/Veya E-Teklif Sunması